Boğa Burcunda Dolunay ve Samhain – 31 Ekim 2020

Hem başında, hem sonunda birer Dolunay ile taçlanan Ekim ayının son günü gerçekleşen bu güzel Dolunay, geleneksel olarak Samhain doğa bayramının kutlandığı güne denk gelişi başta olmak üzere pek çok özelliği ile 2020’nin son çeyreğine damgasını vuruyor. Bize de karanlıkta kalan ne varsa oraya ışığımızı tutmak, ölümü kabul edip ölüleri onurlandırırken yaşamı kucaklamak ve yaşayanları kutlamak düşüyor.Dolunay kutlu olsun!

Sevgi ve saygı ile,

~Tara Deniz 

Boğa Burcunda Dolunay Bilgeliği: Karanlığa Işık Tutmak

Dolunay 31 Ekim Cumartesi akşamı saat 17:49’da 08 derece 38 dakika Boğa burcunda gerçekleşti. En önemli özellikleri Uranüs’le kavuşumda olması ve Lunar Apogee ~ Black Moon Lilith olarak adlandırılan noktada bulunması yani bir Mikro Ay olması. Blue Moon ~ Mavi Ay olarak adlandırılması da var elbette, bunu da kabul edersek, tam da dünyalar ve boyutlar arası perde en ince olduğu zamandayken elektrik dalgaları misali sarsıcı ve şoke edici mavi ışığını karanlığa tutan ve bizlere “sana kendini küçük hissettirenlere karşı ışığını öyle çok yansıt ki bir daha sana aynı gözlerle bakamasınlar” diyen bir Dolunay var karşımızda. Gelin gökyüzünde kaynayan sihirli kazanda neler var tek tek bakalım.

Dolunay’ı Boğa’daki Ay ve Akrep’teki Güneş oluşturuyor. Boğa-Akrep aksı, yaşam ve ölümün beraberliğini temsil eder. Yaşamın, filizlenen ve somutlaşan şeylerin bahçesi olan Boğa burcu Persephone’dir bana göre. Onun tam karşısında yer alan Akrep burcu ise çürümenin ve ölümün mekanıdır, yer altıdır, Hades’tir. Karşıt burçlar, zıt kutuplar, ama iç dünyalarında bütünlüğü ve merkezlenmeyi hissetmek için birbirlerine ihtiyaçları var. Tıpkı ilişkilerini bilinmeze güvenmenin sırrı üzerine kuran ebedi sevgililer, Persephone ve Hades gibi. Çürümeden ve ölümden korkmamayı bu aksta öğreniriz, çünkü o muhteşem bahçemizde yaşamı diri tutmak için çürüyen ve ölen şeylerin gübreye dönüşmesine ve yeni yaşama yer açmasına ihtiyacımız var. Bu korku aynı zamanda bilinmeze adım atmadan önceki hisse ayna tutar. Boğa bize bilinmeze adım atarken merkezimizde kalabileceğimizi, bir ayağımızı bahçemizin güvenli toprağına basarak yer altına öteki ayağımızı basabileceğimizi anlatır. İkisi birleştiğinde bilinmeze güvenle ilerlemeyi ve bilinmezden güvenle çıkmayı öğreniriz.

Güneş ölümle, yer altında olanla, okült ve derin olanla ilişkili Akrep burcunda açığa çıkardığı her şeyi Ay’a yansıtıyor. Onunla uyumlu bir açısal ilişki kuran ve Balık burcunda kavuşan Neptün, Persephone ve Nessus açığa çıkarak yansıtılacak olanların içinde bağımlılığa dönüşen bağlar, bu bağlar nedeniyle kendi gücümüzü başkalarına teslim ettiğimiz zamanlar ve ne yazık ki cinsel taciz ve istismar gibi temaların olabileceğini gösteriyor. Güneş ile sekstil açı kuran Koç burcundaki Chiron, şifanın benliğimizdeki yaralarda saklı olduğunu hatırlatıyor.

Ay yaşamla, Persephone’nin baharı başlattığı yeryüzünde, ölümün ve yeniden doğuşun bilgeliğini üzerine alıyor. Uranüs’ün yüksek değişim enerjisi ise bu döngüyü hızlandırıyor. Ay ve Uranüs arasındaki kavuşum değişimi, belirsizliği, heyecanı ve duruma göre kaosu beraberinde getirebilir, özellikle bu tür durumlar karşısında ani içgüdüsel tepkiler vermeye meyilli olabiliriz. Bağımsızlık ve özgürlük ihtiyacı, gölge yönlerimize dokunan temalar bu derece mercek altındayken duygu-durum değişiklikleri ve içgüdüsel tepkiler nedeniyle daha sonra pişman olacağımız adımlar atmamaya gayret etmeliyiz. Herhangi bir risk almadan önce kendi öz-değerimizle, değer yargılarımızla ve prensiplerimizle çok fazla ters düşmediğimizden emin olmalıyız.

Boğa’nın yaşamı, yer yüzünü, filizlenen ve büyüyen her şeyi temsil eden bahçesinde Uranüs’ün mavi elektrik ışınlarıyla güçlenmiş olan ışığıyla etrafı aydınlatarak ilerleyen Ay bu sefer bahçenin gölgede, karanlıkta kalan tarafında, çünkü Lunar Apogee, yani Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya en uzak olan noktasında bulunuyor. Bu nokta Black Moon Lilith ~ Siyah Ay Lilith olarak adlandırılır ve Ay’ın temsil ettiği konuların gölgesi olarak ele alınır. Bulunduğu bu nokta nedeniyle Dolunay aynı zamanda bir Mikro Ay, yani Süper Ay’ın tam tersi bir ışıma ve etki alanına sahip, yine de görsel açıdan normal bir Dolunay’dan farklı gözükmeyeceğini belirtmek isterim. Dolunay, kendi gölgesine ışık tutarak bizlere de aynısını tavsiye ediyor: Kendi bahçemizle, bedenimizle, fiziksel özelliklerimizle, değerlerimizle ve sahip olduklarımızla ne kadar ilgileniyoruz ve onlardan ne kadar memnunuz? Bu konularda bizi rahatsız eden ve beğenmediğimiz ne varsa, konfor noktamızdan çıkmamıza sebep olacak şekilde ani ve sarsıcı gelişmelerle karşımıza çıkarsa şaşırmamalıyız. Bilinçdışımızdan yüzeye çıkan travmatik anılar nedeniyle zor zamanlar yaşıyorsak, hiçbir şeyin bizden kıymetli olmadığını ve bize yardım edecek insanların bulunduğunu kendimize hatırlatmalıyız. Sırf kendimiz için konfor, keyif ve zevk duymaktan çekiniyor veya utanıyorsak, bunu bencillik veya hafifmeşreplik olarak görüyorsak bunlarla da yüzleşmek durumunda kalabiliriz. Yalnız değiliz, bencil hiç değiliz, sadece ihtiyaçlarımıza daha şefkatli yaklaşmaya ve onları öncelik olarak görmeye “ihtiyacımız” var, bir de ihtiyaçlarımıza etiketler yapıştıranlardan uzak durmaya. Derin bir nefes alıp merkezlenmeliyiz.

Bahçenin gölgeli ve gizemli tarafında, ondan 6 derece geride yer alan ve Dolunay’a dönüşmeden önce kendisini ziyaret eden Ay’a sihirli bitkileriyle, iksirleriyle, zanaatıyla el veren bir cadı var, Asteroid Kirke (Circe). Doğası gereği büyüyle yani enerjinin yönlendirilmesi ve dönüştürülmesiyle, bitkilerle, doğa tabanlı inanç ve yaşam biçimleriyle ilgili olan Kirke’den aldığı enerjiyle Dolunay şu sorulara ışık tutuyor: İç bahçemizde neleri büyütüyoruz? Kendi sihrimizi yaşamımızda nasıl tezahür ettiriyoruz? Gücümüzü hangi amaçla, ne yönde kullanıyoruz? Gücümüzü gerçekten kullanabiliyor muyuz? Başkalarının yargılayıcı ve sınırlandırıcı yorumları ve sözleri karşısında nasıl daha dik durabiliriz? Kirke kimseye eyvallah demedi, bize de en büyük öğüdü bu.

Hem Dolunay hem de Uranüs ile aralarındaki uyumlu açısal ilişki vesilesiyle bahçedeki Samhain kutlamalarına uzaktan erişim yöntemiyle birlikte katılarak kutsamalarını sunan iki cadı daha var, Oğlak burcunda kavuşan Hekate ve Lilith Asteroidleri! Dolunay’ın ışığını tutarak ve üzerine bastığımız yeri sarsarak bize fark ettirdiği şeyleri sağlıklı ve güvenli bir şekilde ele alıp ilerlemek adına Hekate sıkı çalışmanın, adanmanın, olgun ve bilge olanlara kulak vermenin önemli olduğunu anlatıyor. Eğer zamanı geldiyse, kendi olgunluğumuzu ve bilgeliğimizi ortaya koyarak başkalarına yol göstermekten korkmamalıyız. Lilith ise bu süreçte gölge yönlerimizin bizi nasıl yalnızlaştırmış, yalnız hissettirmiş olabileceğine dikkat çekiyor. Kendimizi nerede nasıl sabote ederek hem kendimizle hem etrafımızdakilerle ilişki kurmaktan alıkoyduk? Reddedilme, dışlanma korkusu bize neler yaptırdı? Onu karanlığı kötü bir şeymiş gibi kullanarak yaftalamaya çalışanlara haddini bildiren Hekate, ondan korkanları dahi karanlıkta ve yol ayrımlarında asla yalnız bırakmadı. Dünyanın en meşhur karalama kampanyasına maruz kalan Lilith ise kendisi olmaktan bir an bile vazgeçmedi. Dışlanarak sürüldüğümüz yerde, birbirimize yol göstererek ilerleyeceğiz.

Gelelim Blue Moon ~ Mavi Ay olayına. Hem ismi hem de ona atfedilen anlamlar nedeniyle son derece gizemli bir his uyandıran Mavi Ay için üç farklı tanımlama mevcut. İlki mevsimsel Mavi Ay, yani Gündönümleri ve Ekinokslar ile belirlenen bir mevsimin içerisinde fazladan gerçekleşen dördüncü Dolunay, dört Dolunayın içerisinde üçüncüsü olarak belirlenir. İkincisi takvimsel Mavi Ay, yani insan yapımı takvimlerce belirlenmiş olan bir ay içerisinde gerçekleşen ikinci Dolunay. Üçüncüsü ise gerçek Mavi Ay, yani gerçekten ışığı mavi olarak gözüken Dolunay, çevresel koşullara ve hava durumuna da bağlı olduğu için en nadir Mavi Ay olduğunu söyleyebiliriz. “Once in a blue moon” (bir mavi ayda bir) sözünü kendi kültürümüzde “Kırk yılda bir” sözüyle eş tutabiliriz, bu da çok sık gerçekleşmeyen bir şey olduğu anlamını pekiştiriyor.Takvimsel Mavi Ay tanımlamasının kaynağı amatör astronom James Hugh Pruett’in Sky and Telescope dergisinin 1946 yılına ait olan sayısında yer alan “Once in a Blue Moon” başlıklı yazısında konuyu açıklamaya çalışırken yaptığı hatalı bir yorumlama. 🙂 Bu hata öylesine popüler hâle gelmiş ki, bugün hâlâ en çok tercih edilen Mavi Ay tanımlaması olarak karşımıza çıkıyor.Kimsenin üzülmesini, gücenmesini istemem ama bugün gerçekleşen güzel Dolunayımız gerçek bir Mavi Ay değil, onun maviliği Uranüs’ün gelecekten gelen masmavi elektrik ışınlarından kaynaklanıyor.

Bunca cadının Samhain’i kutladığı Dolunay zamanında Kader Tanrıçalarının nerede olduğuna da bakmalıyız.

Terazi burcunda Venüs ile kavuşumda olan Klotho, ilişkileri ilgilendiren her konuda yeni yollar, yeni dönemler, yeni örüntüler oluşturmaya hazır olduğumuzu müjdeliyor.

Lachesis de Terazi burcunda. Bazen yeni bir örüntü oluşturmak için eski örüntülerin bir kısmını veya tamamını çözüp bozmak gerekebilir, bu nedenle ilişkiler ve ortaklıklar alanında bugüne kadar neler yaptığımızı, neye/kime ne kadar zaman ayırdığımızı ölçmek ve değerlendirmek faydalı olabilir.

Atropos Aslan burcunda kendimizi, benliğimizin ışığını etrafımıza olması gerektiği gibi yaymamızın ve yaşamdan zevk almamızın önünde bir engel gibi duran her şeyin sonlanmasına şahitlik ediyor. Eğer bu engeller bazı ilişkisel örüntülerde açığa çıkıyorsa, altın makasını hiç çekinmeden kullanabileceğimizi hatırlatıyor.

4. Ay Menzili ev sahipliği yapıyor bu Dolunay’a. “Ed-Deberân”, yani “izleyen, takip eden”. Aldebaran olarak da bilinir, Mars, Merkür ve Satürn etkisi altındadır. Aldebaran, gökyüzünün dört kapısının bekçiliğini yapan ve Kraliyet Yıldızı olarak adlandırılan sabit yıldızlardan biridir ve doğu kapısının bekçisidir. Anahtar kelimeleri: Mal mülk, miras, güvenlik, irade sınavı, agresif güç, düzensizlik, husumet, kaos, art niyet, engeller.

Tamamı Boğa burcunda yer alan bu menzilin enerjisi deprem gibidir, âni, yoğun ve güvenlik hissimizi sarsan. Deprem etkisi yaratan durumlarla karşılaşırsak ya geçmesini bekleyip fazla hasara uğramamış olmayı dileyeceğiz, ya da bu sarsıcı enerjiyi kanalize ederek eyleme dönüştüreceğiz. İrade, dürüstlük, dayanıklılık sınavlarına karşı hazırlıklı olmalıyız. Bazı durumlarda bir hedefe ulaşmak için mücadele etmenin yanı sıra risk almanın da önemli olduğunu hatırlamakta fayda var.

Büyük çaba harcamak, mücadele etmek, kriz yönetimi, ânı ve fırsatları değerlendirmek, kararlı olmak, aileden miras kalan ancak işe yaramayan ya da olumsuz olan şeyleri/özellikleri salıvermek için uygun bir zamandır. Ailevi ya da romantik ilişkiler kurmak, bir şeyi zor bulup vazgeçmek için uygun bir zaman değildir. Özellikle aile içi anlaşmazlıkların geçmişte kalan bir mevzu hakkında dahi olsa alevlenme riski olabilir, öfkelenmemeye, öfkeye aynı tonda yanıt vermemeye dikkat etmeliyiz. İrade çatışmalarına, agresif çıkışlara, ilişkilerin duygusal temellerinden evlerin fiziksel temellerine kadar her alanda temellerin sarsılması ya da yıkılması riskine karşı dikkatli olmak gerekir.

Gecemize huzurlu bir dokunuş olması için, Samhain kutlamalarımızdan sonra Enya’nın Aldebaran parçasını dinlerek dinlenme ve rahatlama moduna geçebiliriz.

Boğa Dolunayının Sabian Sembolü 9 Boğa:

Bir noel/yılbaşı ağacı süsleniyor ve karanlıkta parlıyor.*

Bu sembol üzerinde biraz düşünmenizi istiyorum. Aklınıza, gözünüzün önüne neler geliyor? Ne hissediyorsunuz?

Anahtar Kelimeler: Bir kişinin ait olduğu kültüre ait olan ürünlerin ve öğelerin tadını çıkarması, dışarısı soğuk dahi olsa içerisinin sıcak olması, ruhun yeniden doğuşu, birinin bir başkasına gösterdiği iyiliğe ve mutluluğa duyulan inanç ve umut, kutlamaların insanları bir araya getirmesi, güzel şeylerin vaadi, renkli ışıklar, armağanlar, yıldızlar ve melekler.

Bu Sabian sembolü, geleneksel Samhain gecesi gerçekleşen Uranyen Dolunayımızın ana temasını çok güzel bir şekilde özetliyor. Dışarısının soğukluğu yalnız hissetmemize neden olan her olayı, içerisinin sıcaklığı ise nerede olursak olalım kalbimizi ısıtan insanları temsil ediyor. Ana teması göçüp gidenleri, kökleri, kültürleri hatırlamak ve onunrlandırmak olan Samhain zamanını taçlandıracak şekilde bu temaları da vurguluyor. Eğer yalnız ve umutsuz hissettiğimiz bir süreçten geçiyorsak, herhangi bir şekilde bir arada olma hissini veya ortak günü kutlayacağımız insanlarla bir araya gelmek daha iyi ve neşeli hissetmemizi sağlayabilir, kalpler temiz ve niyetler erdemli olduğu sürece bu kişilerle ne kadar yakın olduğumuzun ya da onları ne kadar iyi tanıdığımızın bir önemi yoktur, önemli olan “bir araya gelip kutlamak”tır çünkü. Bu sembol aynı zamanda armağanlara, hediyelere ilişkin şu bilgeliği aktarıyor: Gerçek armağan kendimizden bir parça vermektir, bu zaman, enerji, sevgi ya da bir eşya olabilir, armağan edilen “şey”in bir önemi yoktur. Hem hediyelerimizi, hem de birbirimizi önyargısız ve kaygısız bir şekilde kabul etmeye gönüllü olduğumuzda gerçekten büyük bir armağan almış olacağız.

 Boğa Burcunda Dolunay Süreci Boyunca Neler Yapabilirsiniz?

  • Yavaşlayın, derin nefes alın, sakinleşin. Aceleye hiç gerek yok. 🙂
  • Kendinizi ve beş duyunuzu ödüllendirin.
  • Ânda kalın, ânın tadını çıkarın.
  • Toprakla vakit geçirmek ve topraklanmak için daha uygun bir zaman olamaz desek yeridir. Topraklanma çalışmaları yapın, toprakla ilgilenin, çıplak ayaklarla toprakta yürüyün, toprağı şifalandırın.
  • Doğa’ya zaman ayırın.
  • Ay ışığında şarj edilmesi uygun olan bütün kristallerinizi, Tarot ve Oracle destelerinizi, gümüş takılarınızı Ay ışığı vuracak şekilde balkonunuza ya da bahçenize çıkarın. Ay hâlâ parlıyor!
  • Her Dolunayın vazgeçilmezi olan kağıt yakma ritüeli ile dileklerinizi salıverin. Birkaç gün daha fırsatımız var.
  • Tamamlanan süreçleri, durumları kutlayarak salıverin. Kağıt yakma ritüelini bu iş için de kullanabilirsiniz.
  • Tarot ya da Oracle kartları ile çalışıyorsanız, Dolunay ve Samhain için rehberlik alacağınız bir açılım yaparak içgörü kazanın. Benden her zaman kişiye özel Tarot ve Oracle rehberliği talep edebileceğinizi unutmayın. 🙂

Boğa Dolunayı için Kristaller ve Doğal Taşlar

Ay taşı, Selenit, Lepidolit, Yosun Agat, Kırmızı Akik, Rodonit (Rhodonite), Kunzit, Pembe Kuvars, Krizokol (Chrycosolla), Yeşim, Zümrüt.

Boğa Dolunayı için Bitkiler

Nane, Kekik, Mürver ağacı meyvesi (elderberry), Çuha çiçeği (primrose), Yasemin, Gül, hanımeli, Safran, Çilek, Sabun otu (soapwort), Solucan otu (tansy), Civanperçemi (yarrow).

Kişiye özel Tarot Rehberliği, Ruhsal Rehberlik ve Mentörlük, Tarot Eğitimi, Astrolojik içgörüler, Şifa Enerjisi uygulamaları ve uyumlamaları, manevi destek ve rehberlik seansları için mystaerion@gmail.com adresine e-posta yazarak benimle iletişime geçebilirsiniz. Birlikte çok daha fazlasını yapabiliriz, sizin için buradayım.

Görsel: Persephone ~ Kris Waldherr

Kaynaklar ve Açıklamalar

  • Yazı ve anlatım tamamen Deniz Tara Yörükoğlu’na aittir, aktarılan bilgilerin büyük bölümü kollektif bilinçdışından insanlığa aktarılan genel geçer bilgilerdir, spesifik bilgilerin ve alıntıların kaynakları aşağıda sıralanmıştır.
  • Görseller internetten alınmıştır, sahibi bilinenlerin altına not düşülmüştür. Eğer altında sahibi yazmayan bir görselin kime ait olduğunu biliyorsanız lütfen bana yazın ❤
  • * Boğa Dolunayının Sabian Sembolü olan 2 Boğa sembolü ve anahtar kelimeleri Lynda Hill’in “The Sabian Oracle: 360 Degrees of Wisdom” kitabından alınarak Türkçeye aktarılmıştır. Çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için web sitesi “Sabian Symbols”a bakabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s