Bilgelerin Nasihati: The Wiccan Rede

Vikan Nasihati (Wiccan Rede, The Rede of the Wiccae), Eski Yol olarak da bilinen Cadılık Zanaati ile ilgilenen hemen herkesin bildiği/bilmesi gereken ve bu yolda yürürken harfiyyen uyduğu, temel prensip ve ahlâk kuralı olma özelliği gösteren şiirsel bir metindir. Yer yer arkaik özellikler taşır ve çoğunlukla “spell”ler gibi kâfiyeli bir yapısı vardır. Bu metin, 1975 yılında “Green Egg Magazine” adlı bir dergide Lady Gwen Thompson adında, Kelt geleneğine bağlı bir cadı tarafından yayınlanan bir şiirdir. Lady Gwen’e anneannesi Adriana Porter tarafından verilmiş olan bu şiirin gerçekten kaç yaşında olduğuna dair kesin bir kanı bulunmamaktadır ancak kimilerine göre 1930’larda, kimilerine göre ise 1960’larda yazılmıştır. Yaşı kaç olursa olsun, Doğa ile bir olmayı öğreten Eski Yol zanaatlerinin temel direğidir.

“Rede” kelimesi “Nasihat, tavsiye, öğüt” gibi anlamlar taşıyan arkaik bir kelimedir. Wiccan Rede, ayrıca “The Counsel of the Wise Ones / Bilgelerin Öğüdü” adıyla da bilinmektedir.


Kitaplarda ve internette bu metnin farklı varyasyonları bulunabilmekle birlikte, hepsinin özü niteliğinde olan ve değişmeyen üç önemli yeri vardır:

Bide within the Laws you must, in perfect love and perfect trust.

(Bağlanmalısın kanun ve nasihatlere, tam bir sevgi ve güven içerisinde.)

Mind the Three-fold Law you shouldthree times bad and three times good.

(Üç-kat yasasını göz önünde bulundur (iyiye) üç kere iyi, (kötüye) üç kere kötüdür.)

An ye harm none, do what ye will.

(Hiçbir zarar vermediğin sürece, serbestsin dilediğin şeyi yapabilmekte.)

Bu üç önemli bölüme göre şekil alan bir yoldur diyebiliriz Eski Yol zanaatleri için. Bu yolda ilerleyenler her adımlarında -özellikle maji gibi konularla uğraşırken- “En az zararı nasıl verebilirim?” diye düşünmek durumundadırlar. Bu, kişlerin sadece evrene karşı değil, kendilerine karşı da sorumluluk hissetmesini gerektirmektedir ve öngörülen aslında dünya üzerindeki pek çok dinin öngördüğü “erdem sahibi insan” olmaktır. Metnin diğer bölümlerinde Esbatlar ve Sabbatlar, çeşitli önemli bitkilere dair bilgiler ve hayata dair başka nasihatler de yer almaktadır.

Aşağıda bu metnin tamamını, Türkçe çevirisini ve açıklamalarını bulabilirsiniz. Çeviriyi ve açıklamaları büyük bir titizlikle, bizzat ben yaptım. Metnin tam olduğundan emin olmak için elimdeki metin varyasyonlarının en eksiksiz hâlini (daha çok satır ve bilgi içeren) ve çeşitli kaynak kitaplarda yer alan metinleri (satır sayıları daha eksik) karşılaştırdım ve kontrol ettim. Açıklamalar olmaksızın metni okumak isteyenler buraya tıklayabilirler. 😉

Eski Yolun bilgeliğinden herkesin payına düşeni alması dileklerimle! 🙂

~Deniz Tara
wiccan-rede

The Wiccan Rede
(Counsel of the Wise Ones)

Vikan Nasihati
(Bilgelerin Nasihati)

 

  1. Bide within the Laws you must,

in perfect Love and perfect Trust.

Bağlanmalısın kanun ve nasihatlere,

tam bir sevgi ve güven içerisinde.

(Metinde ana hatlarıyla belirtilen kurallara ve nasihatlere sevgi ve güven çerçevesi içerisinde bağlı kalınmalıdır. “Laws” kelimesi ile kastedilen dogmatik bir kanun değil Eski Yolun nasihatleridir ki, o da bu metnin tamamına tekabül etmektedir. Sevgi ve güven konusuna dair en güzel örnek, özellikle kovanların çember açma ritüellerinde karşımıza çıkar. Birlikte bir kovan oluşturduğunuz ve/veya çember açma ritüeline girdiğiniz kişilerle aranızdaki bağ tam bir sevgi ve tam bir güven ile oluşturulmuş olmalıdır, yoksa hiçbir şeyin anlamı kalmaz.)

  1. Live you must and let to live

 fairly take and fairly give.

Yaşamalı ve yaşatmalısın

Adilce vermeli ve almalısın.

(İnsanlara ve doğaya, kısaca içindekilerle beraber bütün evrene saygı duyulmalıdır. Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, çevremize de aynı şekilde davranmalıyız.)

  1. For cast the Circle thrice about

to keep unwelcome spirits out.

Çember  açma işinin üzerinden üç kez geçilmeli,

Bırakmak için dışarıda istenmeyen ruhları, davetsizleri.

(Çember açmak, Cadıların özellikle maji ile uğraşırken yaptıkları bir işlemdir. Çember üç kere açılmalıdır çünkü 3 majikal özellikleri çok güçlü olan bir rakamdır. Tanrıça’nın ve Boynuzlu Tanrı’nın üç fazını temsil eder ve ayrıca yaratıcılığın rakamıdır. Bu ayrıca her şeyin üç kez tekrar edeceğini belirten üç-kat yasası ile de ilgilidir. Bu şekilde bütün kötü ve davetsiz ruhların çembere girişi ve müdahalesi engellenmiş, çemberin içindekiler korunmuş olur. Kısaca insan işini sağlama almak istiyorsa, üçlemelidir!)

  1. To bind the spell (well) every time,

let the spell be said in rhyme.

İyice tutturmak için büyüyü her seferinde,

Büyü sözlerini mutlaka kâfiyeli söyle.

(Eski Yolu takip edenler büyülü sözlerini kâfiyeli bir şekilde dile getirirler. Bunun nedeni böyle sözlerin bilince tam olarak yerleşmesi ve okuma esnasında bilinç bu sözleri dinlemekle meşgulken, bilinçaltının da hem kişinin hem de evrenin enerjisiyle etkileşim içerisine girerek onlardan faydalamasına ve maji işleminin güçlü bir şekilde tamamlanmasına imkan vermesidir.)

  1. Soft of eye and light of touch

 speak you little, listen much.

Sevecenlikle bak, dokun nazikçe—

Az konuş sen, çok dinle.

(Bilgelik nezaketi de gerektirir, bilge insanlar kimseyi kırmamalı, incitmemelidir. Bilgeliğin en önemli kurallarından bir diğeri de az konuşup çok dinlemek, yani kendi görüşlerini dile getirmek kadar diğerlerinin de görüşlerine kulak vermeye de önem vermektir. İki kulağımızın ve bir ağzımızın olması aslında yeterince güzel bir örnek bu konuya…)

  1. Honor the Old Ones in deed and name,

let love and light be our guides again.

Kadimleri onurlandır, hem fiilen hem ismen,

Yol göstermesine izin ver Sevginin ve Işığın yeniden

(Bugünlere gelmenizi sağlayan herkesin, ve konumuz gereği Eski Yol zanatlerinin bir zamanlar dünya üzerinde yürümüş olan kadim üyelerinin, hepsini bir kalemde toplarsak bütün kadim atalarımızın değerini bilmeli, onları takip etmeli ve adlarını anarak, onlar için dualar ederek onları onurlandırmalıyız. Yürüdüğümüz yolda kılavuzlarımız Sevgi ve Işık olmalıdır, bu ikisi olmadan olmaz…)

  1. Deosil go by the Waxing Moon

Chant and dance the Witches’ Rune.

Ay büyürken saat yönünde ilerle—

Cadıların Rune’ını söyle ve oyna

(“Deosil” kelimesinin tam anlamı “Saat yönünde”dir. Büyüyen Ay döneminde ritüel çemberi içerisinde saat yönünde [başlangıç noktası olan Doğu’dan saat yönünde sağa doğru] hareket edilmesinin iyi şeyleri beraberinde getireceğine inanılır.)

  1. Widdershins go when the Moon doth wane,

and the Werewolf howls by the dread Wolfsbane.

Ay küçülürken ilerle saat yönünün tersinde,

Kurtadam ulurken korkunç Kurtboğan otunun dibinde.

(“Widdershins” kelimesinin tam anlamı “Saat yönünün tersinde”dir. Küçülen Ay döneminde ritüel çemberi içerisinde saat yönünün tersinde hareket edilmesinin muhtemel olumsuzlukları savuşturduğuna inanılır. “Wolfsbane”, “Kurtboğan” otudur. Bu bitki korkunç olarak adlandırılır çünkü zehirlidir. Kurtadamın bu bitkinin başında uluduğunun söylenmesi, bu bitkiden uzak durulması gerektiğine dair sembolik bir uyarıdır.)

  1. When the Lady’s Moon is new,

kiss the hand to her times two.

Hanımın Ay’ı yeniden hilâl iken

Ona doğru (bak) iki kere öp kendi elinden.

(Gökte Yeni Ay incecik hilâl şeklinde belirdiği zaman, Hanım’ı yani Tanrıça’yı selamlayarak iki parmağınızı öpmeniz bir adettir.)

  1. When the Moon rides at her peak,

then your heart’s desire seek.

Ay doruk noktasında gezinirken,

Git kalbindeki arzunun peşinden.

(Dolunay zamanı, Ay’ın enerjisinin en yoğun olduğu zamandır ve arzunuz her ne ise onu dilemenin tam zamanıdır.)

((Aşağıda yer alan 11, 12, 13 ve 14. satırlar genel yapı itibariyle, dört temel yön ile ilişkili çeşitli unsurları ve özellikle esen rüzgârlarla mevsimsel ve inanışsal çeşitli öğeleri içermektedir))

  1. Heed the Northwind’s mighty gale

lock the door and drop the sail.

Kuzey rüzgârlarının güçlü fırtınasını önemse

Kapılarını kilitle ve açılma denize.

(Kuzeyden esen rüzgârlar güçlü olmaları dolayısıyla fırtınalar oluşturmaya muktedirdirler, bu nedenle bu rüzgârlar hafife alınmamalı, estikleri zamanlarda kapılar pencereler sıkıca kilitlenmeli ve denize açılmaktan vazgeçilmelidir. Metnin başka varyasyonlarında “trim the sail” ibaresi geçmektedir ki, bu da denize açılmanın elzem olduğu durumlarda yelkenlerin bu rüzgâra göre dikkatle yönlendirmesine dair bir nasihattir.)

  1. When the Wind blows from the East,

expect the new and set the feast.

Rüzgâr Doğu’dan estiğinde,

Yeni olanı bekle ve şölen tertiple.

(Nasıl ki Güneş Doğu’dan doğduğunda yeni bir başlangıcı temsilen gün doğarsa, Doğu’dan esen rüzgârların da beraberlerinde yeni başlangıçlar getireceğine dair bir inanış vardır.)

  1. When the wind comes from the South,

love will kiss you on the mouth.

Rüzgâr Güney’den geldiği zaman,

Aşk seni öpecek dudaklarından.

(Güneyden esen rüzgârlar nemli ve sıcak bir tabiate sahiptir, bu nedenle aşk ile ilişkilendirilmeleri doğaldır.)

  1. When the wind whispers from the West,

all hearts will find peace and rest.

Rüzgâr Batı’dan fısıldadığında,

Tüm kalpler erecek huzura ve rahata.

(Batı’dan esen rüzgârların sakin tabiatleri nedeniyle kalplere huzur ve rahatlık getireceğine dair olan inanış dile getirilmiştir. Buna örnek olarak Meltem ve İmbat gibi batı rüzgârlarımız gösterilebilir. Bu satırın belirtilmesi gereken bir başka varyasyonu daha mevcuttur: “When the West wind blows o’er thee, departed spirits restless be. // Batı rüzgârı üzerlerine estiğinde, ölü ruhlar huzursuzlanır.”)

  1. Nine woods in the Cauldron go

burn them fast and burn them slow.

Kazanın içine girer dokuz ağaç—

Kimini hızlı yak, kimini yavaş.

(Ritüeller esnasında Kazan (Cauldron) içinde yakılan ve sihirli olarak kabul edilen dokuz önemli ağaç/bitki vardır. Bunlar Birch/Huş, Oak/Meşe, Rowan/Üvez, Willow/Söğüt, Hawthorn/Akdiken, Hazel/Fındık, Apple/Elma, Vine/Üzüm Asması ve Fir/Köknar ‘dır. Bu satırda bu genel bilgi verilmektedir ve aşağıdaki dokuz satır boyunca -16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24- bu ağaçlar/bitkiler tek tek tanıtılmaktadır.)

  1. Birch in the fire goes,

to represent what the Lady knows.

Huş Ağacı yer alır içinde ateşin,

Hanımın bildiklerini temsil etmek için.

(Huş ağacı erken Kelt mitolojisinde yenilenmeyi ve arınmayı simgeler. Ayrıca “Beithe” yani Kelt Huş’u, Ogham Alfabesinin (Kelt Ağaç Alfabesi) ilk harfi “B”ye tekâbül eder. Mitolojik açıdan sıklıkla Tanrıçalarla ilişkilendirilen bu ağacın takma isimlerinden biri de “Lady of the Woods // Ağaçların Hanımı”dır. Huş ağacı, Cadı Süpürgelerinin sopa kısmının imal edildiği ağaçlardan biridir.)

  1. Oak in the forest towers with might,

in the fire it brings the God’s insight.  

Meşe Ağacı ormanda kudretle yükselir,

Ateşin içinde Tanrı’nın sezgisini getirir.

(Uzunlukları nedeniyle yıldırımları sıklıkla kendisine çeken Meşe ağaçları, mitolojik olarak yağmur ve yıldırımla ilgili Tanrılarla ilişkilendirilir, Thor bunlardan biridir. Meşe, ayinlerini genellikle Meşe korulukları içerisinde gerçekleştiren Druid rahipleri için çok özeldir. Kelt diline ait olan “Druid” kelimesinin “meşe” anlamına gelen “Duir” kelimesinden türediği ve “Meşenin Adamları” anlamına geldiği şeklinde bir görüş mevcuttur. Kelt dilindeki adı nedeniyle, bu ağaç Ogham Alfabesinin “D” harfine tekâbül eder. Ayrıca, Druidler için çok önemli bir başka maji bitkisi olan Ökseotu (Mistletoe) da genellikle Meşe ağaçları üzerinde yetişir. İnanışa göre bu durum, Tanrı’nın elinin bir yıldırım düşmesi şeklinde Ökseotu’nu Meşe ağacının üzerine yerleştirmiş olduğunun işaretidir. Kelt mitolojisinde Meşe Ağacının iki dünyanın arasında yer alan kapıların ağacı olduğuna inanılır. Kadim krallar, kendilerini Tanrıların yeryüzündeki temsilcileri olarak tanıtmış ve bunu temsilen Meşe yapraklarından taçlar giymişlerdir.)

  1. Rowan is a tree of power

causing life and magick to flower.

Üvez, ağacıdır gücün ve enerjinin

Can bulmasını sağlar hayatın ve majinin.

(Üvez ağacının Kelt dilindeki adı “Luis”tir ve Ogham Alfabesinin “L” harfine tekâbül eder. İskandinav mitolojisine göre, ilk kadın Üvez ağacından yaratılmıştır [ilk erkek de Ash/Dişbudak ağacından].  Ayrıca bu ağacın yer altında/ölüler ülkesinde hızla akan bir nehirde sürüklenmekte olan Thor’u yeniden kıyıya çıkmasına yardım ederek kurtardığına inanılmaktadır. Meyvelerinin alt ucunda pentagram yıldızı bulunan Üvez ağacı, özellikle büyüye karşı koruyucu özellikleri ile de bilinir. Cadılar psişik güçlerini artırmak için bu ağaçtan yararlanırlar. Kayaların çatlakları arasından çıkan Üvez ağaçlarının majikal yönden çok güçlü olduğuna inanılır. Bütün bu inanışlar hayat ve majinin can bulmasını sağlaması olgusunu tasdik eder nitelikte.)

  1. Willows at the waterside stand,

ready to help us to the Summerland.

Su kenarında yetişir Söğütler,

Yaz diyarına giderken bize yardım ederler.

(Söğüt ağaçları sulak yerlerde ve çoğunlukla su kenarlarında yetişir, pek çok mitolojide Ay ve Ay Tanrıçaları ile, su elementine ait majilerle, spiritüellikle, bilgelikle, dişil gizemlerle ve şifa ritüelleri ile ilişkilendirilir. Söğüdün ilişkili olduğu Tanrıçalardan en önemlisi Cadıların ve büyünün de Tanrıçası olarak kabul edilen Hekate’dir. Cadı süpürgelerinin Söğüt ağacından yapılması bir gelenektir. Orpheus’un ölüler ülkesine giderken yanında söğüt dalları taşıdığı, lirinin de Söğüt ağacından oyulduğu bilinmektedir. Bu ağacın Kelt dilindeki adı “Saille”dir ve Ogham Alfabesinin “S” harfine tekâbül eder. Söğüt Kelt mitolojisinde ve çeşitli Ortadoğu mitolojilerinde ölüm ve yeniden doğuş ile yakından ilişkilendirilir, Summerland yolunda insanlara yardım etmesinin nedeni de budur. Summerland, yani Yaz Diyarı, Kelt geleneğinde ölülerin dinlenmek üzere gittiği yere verilen addır, varoluşun bir sonraki ve daha gelişkin olan aşamasıdır, bir diğer ismi Avalon olarak da çeşitli kaynaklarda yer almaktadır.)

  1. Hawthorn is burned to purify,

and to draw (a) faerie to your eye.

Akdiken yakılır arındırmak için,

Ve bir periyi göz önüne çekmek için.

(Akdiken ya da diğer adıyla Alıç ağacı, Kelt mitolojisinde peri halkının yaşadığı ve koruduğu ağaçlardan biridir, bu ağacın dibinde Peri Kraliçesi ile karşılaşırsanız, sizi alıp Periler diyarına götürebilir. Akdiken ağacından bir parça kesmeden önce, perilerden izin alınması gerekir. Bu ağaçtan kesilen bir dalın evlere sokulmasının uğursuzluk getireceğine inanılır, çünkü kesik Akdiken dalından yayılan koku, çürüyen et kokusuna çok benzemektedir [aynı kimyasalları içerdiği kanıtlanmıştır]. Akdiken/Hawthorn, Ogham Alfabesinin “H” harfine tekâbül eder. Kadim dinin rahibelerinin, Akdikenlerin çevrelediği bir alanda ayinlerini yaptıkları bilinir. Bu ağacın şifa verici özellikleri uzun yıllar önce keşfedilmiştir, Akdiken hayatla da ölümle de ilişkili bir ağaçtır.)

  1. Hazelthe tree of wisdom and learning,

adds its strength to the bright fire burning.

Fındık ağacıdır bilgeliğin ve öğrenmenin,

Kuvvetidir içine eklediği, yanan parlak ateşin.

(Keltler için Fındık; bilgelik, yaratıcılık ve şiirsel ilham ile eşittir. Kelt dilinde “fındık” anlamına gelen “Cno” ile “bilgelik” anlamına gelen “Cnocach” kelimelerindeki benzerlik bunu doğrulamaktadır. Pek çok varyasyonu bulunan antik bir masalda, kutsal bir havuzun etrafında dokuz Fındık ağacının büyüdüğü ve havuza düşen fındık meyvelerini orada yaşayan somonların yiyerek bilgeliği özümsediklerinden bahsedilir. Fındığı veya somonu yiyen, bilgelik kazanacaktır. Cadı değneklerinin yapılığı ağaçlardan biri fındıktır. Kehanet vb. uğraşlara veya meditasyona girişmeden evvel birkaç tane fındık yemek bir gelenektir. Fındık, Kelt dilindeki “Coll~Cno” adlarından ötürü Ogham Alfabesinin “C” harfine tekâbül eder.)

  1. White are the flowers of Apple tree

that brings us fruits of fertility.

Elma ağacının beyaz çiçekleri

Getirir bize doğurganlık meyvesini.

(Elma meyvesi, Kelt mitolojisinde doğurganlığın ve bereketin sembolüdür, bazen de ölümsüzlüğe ulaşmanın bir aracıdır. Dişil özellikleri ağır basan Elma, Cadılar için önemli bir meyvedir. Elma ağacığın Kelt dilindeki adı “Quert”tir ve Ogham Alfabesindeki “Q” harfine tekâbül eder. Druid rahiplerinin değneklerinin yapıldığı ağaçlardan biri de Elma ağacıdır, ayrıca Druidlerin en kutsal bitkilerinden biri olan Ökseotu Meşe’nin yanı sıra Elma ağaçları üzerinde de yetişir. Meşhur Avalon’un ya da Avallach’ın diğer isimlerinden biri ise “Isle of Apples // Elmaların Adası”dır.)

  1. Grapes grow upon the vine,

giving us both joy and wine.

Asmada yetişen üzümler,

Bize hem neşe hem şarap verirler.

(Vine, yani Üzüm Asmasının Kelt dilindeki adı “Muin”dir ve Ogham Alfabesinin “M” harfine tekâbül eder. Üzüm Asmasının beş köşeli yaprakları onu Tanrıça için özel kılar. Hayal gücü, reinkarnasyon, ilham ve şiir gibi konularla ve periler, neşe, doğurganlık ve bağlama konularında majisel çalışmalarla ilişkilendirilmiştir. Özel bir kesede taşınan kurutulmuş yaprakları kötülüklere karşı kişiyi korur. Üzümden elde edilen özler hayat verir, şarap ise insanlar arasındaki sınırları ve kaygıları ortadan kaldıran, neşe ve rahatlık veren sıcak bir iksirdir.)

  1. Fir does mark the evergreen,

to represent immortality seen.

Köknar her dem yeşildir,

Ölümsüzlüğü temsil için.

(Köknar ağacının Kelt dilindeki adı “Ailm”dir ve Ogham alfabesinin “A” harfine tekâbül eder. Bu ağaç Ay ile ilişkilendirilen kutsal ağaçlardandır ve özellikle yeniden doğuş, umut ve ölümsüzlük ile ilişkilendirilmiştir.)

  1. Elder is the Lady’s tree

burn it not or cursed you’ll be.

Mürver Hanım’ın ağacıdır

Sakın yakma yoksa lanetlenirsin.

(Mürver ağacığın Kelt dilindeki adı “Ruis”tir ve Ogham Alfabesinin “R” harfine tekâbül eder. Mürver/Elder Ağacı asla yakılmamalıdır, çünkü o Hanım’ın~Tanrıça’nın Ağacıdır ve onu onurlandırmak adına her zaman diğerlerinden ayrılır. Bunun nedeni, bu ağacın içerisinde yaşadığına inanılan “Elder-Mother” adlı bilge bir kadına saygısızlık etmekten duyulan korkudur. Daha sonraları bu geleneksel “Elder-Ana”, cadılıkla itham edilmiştir. Mürver ağacı, peri halkının müzik enstrumanlarını imal ettiği ağaç olarak da bilinir. Elder kelimesi aynı zamanda bilgeler, atalar için kullanılan bir kelimedir, bu ağacın bu ada sahip olması, Cadı Avı nedeniyle yakılarak katledilen Cadı atalarının ruhlarına bir saygı duruşu şeklinde değerlendirilebilir. [Elder ağacını yakmak~Elder’ları/yaşlıları, ataları yakmak])

wheeloftheyear

  1. Four times the Major Sabbats mark

in the light and in the dark.

Büyük Sabbatlar işaret eder dört kere

Hem ışık hem karanlık içinde.

(“Sabbat” kelimesi, Doğa’nın döngüsüne dayanan “Yıl Çarkı” içerisinde yer alan ve ritüellerle, seremonilerle kutlanan dönüm noktalarını ifade etmek için kullanılmaktadır. Yıl Çarkı’nın döngüsünde arketipsel olarak Boynuzlu Tanrı Doğa’nın ruhunu, Tanrıça ise sonsuz yaşamı temsil etmektedir. Burada bahsedilen Büyük Sabbatlar dört tanedir, ışık ve karanlık ise gün ışığının Dünya’yı aydınlattığı süre ile alakalıdır.)

  1. As the old year starts to wane,

the new begins, it’s now Samhain.

Solmaya başladığında eski yıl,

Yenisi başlar, Samhain zamanıdır.

(Doğa’ya dayalı Yıl Çarkı içerisinde yeni yıl, 31 Ekim gecesi kutlanan Samhain ile başlamaktadır. Popüler kültürde “Halloween/Cadılar Bayramı” olarak bilinir. Bu gece ruhların ve görünmeyenlerin dünyası ile yaşayanların dünyası arasındaki sınırın en ince olduğu zamandır, hatta ruhların bu sınırdan kolayca geçerek yaşayanların dünyasında dolaşabileceğine inanılır. Eski yılı geride bırakırken ve hazır iki dünya arasındaki perdeler aralanmışken yeni yıla ve geleceğe dair öngörüler almak için Samhain gecesinde kehanet çalışmaları yapmak bir gelenektir. Bu gece yapılan kutlamalarda insanlar ölülerini anar, sofralarında onlar için de birer tabak bulundurur, pencere pervazlarında öte dünyadan ziyarete gelen sevdiklerinin yolu kolayca bulabilmesi için mumlar yakar ve ortalıkta dolaşan ruhlar için dışarıya, yol ayrımlarına çeşitli yiyecekler bırakır. Samhain’de ölümün bir son olmadığını, aksine kutsal döngü içerisinde yaşamla beraber bir bütün oluşturduğunu anlarız ve diğer tarafa göçmüş olan atalarımızı saygıyla, sevgiyle anarız. Yaşanmakta olan yılın bu gece sembolik olarak ölmesi ve ardından yeni bir yılın gelmesi, bitmesi gereken her şeyin bırakılması, salıverilmesi gerektiği dersini de içinde barındırır.)

  1. When the time for Imbolc shows,

watch for flowers through the snows.

Imbolc zamanı geldiğinde,

Karların arasından çiçekleri gözle.

(Imbolc, diğer bir adıyla Candlemas, 2 Şubat dolaylarında kutlanmaktadır ve ateş festivali olarak bilinmektedir. Kuzey Avrupa’da bu sabbat ateşin, ocağın, şifanın, ilhamın, kutsal su kuyularının tanrıçası olan Brigid ile özdeşleştirilir ve Brigid’in Günü olarak anılır. İlk tohumların dikildiği, Kardelen gibi erken bahar çiçeklerinin kardan dışarı uzandığı, erken yavruların doğduğu zamandır. Kutsal yaşam ateşini kutlamak için beyaz mumlar yakılır, Brigid’i onurlandırmak için “Brigid’in Haçı” adı verilen bir seremoni objesi yapılır. Kış boyunca uykuda olan Doğa, içindeki yaşam ateşinin yeniden harlanmaya başladığını bu ilk uyanışlarla insanlara hissettirir ve umutları tazeler. Yule zamanı yeraltından, yani Tanrıça’nın rahminden yeniden doğmuş olan Boynuzlu Tanrı, Imbolc zamanı büymeye ve güçlenmeye devam eder. Arınmanın, niyetler tutmanın ve tohumlar ekmenin, bahar için hazırlıklara başlamanın zamanıdır.)

  1. When the wheel begins to turn

soon the Beltane fires will burn.

Çark dönmeye başladığında

Beltane ateşleri yanacaktır yakında.

(Yaz mevsiminin başlangıcını işaret eden Beltane, topraktan ve ağaçlardan fışkıran rengârenk çiçekler ile bitkiler eşliğinde 1 Mayıs’ta kutlanır. Bu sabbatta Tanrıça Boynuzlu Tanrı ile kutsal evlilik ritüelini gerçekleştirerek Doğa’nın bereketinin sürekliliğini garantiye alır, Eski Yolları takip eden rahibe ve rahipler de benzer bir ritüeli gerçekleştirirler. Beltane, kutsal yaşam ateşinin ve doğurganlığın, yni başlangıçların coşkuyla kutlandığı gündür, ayrıca Bahar ekimlerinin sonunu işaret etmektedir. Mayıs direklerinin etrafında dans etmek, çanlar çalarak kötü ruhları uzaklaştırmak, ateş üzerinden atlamak Beltane gelenekleri arasındadır.)

  1. As the wheel turns to Lamas night,

power is brought to magick rite.

Çark döndüğünde Lamas gecesine,

Güç verilir büyülü törene.

(Lammas’ın diğer ismi Lughnasad’dır, 1 Ağustos’ta kutlanır. Imbolc zamanı ekilenlerin biçildiği bu kutlamada Boynuzlu Tanrı yüzünü sonbahara döner ve varlığını tıpkı biçilen ekinler gibi kurban eder, ruhu Yule zamanı yeniden doğmak üzere yeraltına iner, yani Tanrıça’nın rahmine geri döner. Hasat festivallerinden ilkidir, yaşamın ve bereketin yanı sıra hasat ve ölüm kutlanmaktadır. Bu zaman diliminde şükretmek ve kutsamaları saymak bir gelenektir.)

  1. Four times the Minor Sabbats fall

use the Sun to mark them all.

Küçük Sabbatlar düşer dört kere

Güneşten faydalan, işaret koy hepsine.

(Küçük Sabbatlar da dört tanedir ve Solstis ile Ekinoks zamanlarını, bir bakıma Gündönümlerini işaret etmektedir. Güneş’e göre Gündüz ile Gece’nin birbiriyle olan ilişkisi ile birlikte mevsimsel geçişler kutlanmaktadır.)

  32.                                                            When the wheel has turned to Yule,

light the log the Horned One rules.

Çark Yule’a döndüğünde,

Ateş ver Boynuzlu’nun hükmettiği kütüğe.

(Yule, Kış Gündönümünü işaret eder ve 21 Aralık dolaylarında kutlanır. Yule ismi, “çark” anlamına gelen Germen kökenli “Jul” kelimesinden gelmektedir. Yılın en kısa gününde, Tanrıça Boynuzlu Tanrı’yı Meşe Kral yönü ile yeniden dünyaya getirir ve bu doğum metaforu ışığın yeniden dönüşünün ve Doğa’nın yeniden doğuşunun kutlanmasına vesile olur. Boynuzlu Tanrı, bir bakıma Litha zamanında olduğu gibi bir ölüm ve yeniden doğuş sürecini arketipsel olarak temsil eder. “Yule Log”, bu gece için her dem yeşil olan ağaçların dalları ve çobanpüskülü ile süslenerek hazırlanan ve gün batımında seremoni eşliğinde ocak ateşine atılarak gün doğumuna kadar yanık bırakılan ve Boynuzlu Tanrı’nın Çobanpüskülü Kral yönünün ölümünü temsil eden kütüğün adıdır. Yule gecesi aile ve arkadaşlar ile bir araya gelerek kışı, yeniden doğuşu ve Doğa’nın sonsuz, ölümsüz döngüsünü kutlamak, kapı üstlerine her dem yeşil ağaçlardan ve ökse otundan süsler asmak bir gelenektir. Tıpkı toprağın ve karın altında filizlenmeyi bekleyen tohumlar gibi, içimizde ve ruhumuzda dışarı çıkmayı bekleyen fikirleri ve potansiyelleri kutlamak için güzel bir zamandır.)

  1. In the spring, when night equals day

time for Ostara to come our way.

Baharda, gece gündüzle eşit olduğunda

Karşımıza çıkma vakti gelir Ostara’ya.

(Ostara, İlkbahar Gündönümünü işaret eder ve 21 Mart dolaylarında kutlanır. Tam anlamıyla bir Bahar bayramıdır ve ismi Bahar Tanrıçası Eostre’den gelmektedir. Gece ile gündüzün eşit olduğu bu tarihten itibaren günler uzamaya başlar ve Doğa’nın uyanışı artık daha kesin bir şekilde hissedilir ve Maiden~Genç Kız~Bakire Tanrıça arketipinin enerjisi ile temsil edilir. Tanrıça, genç kız olarak yenilenir ve Boynuzlu Tanrı ile sonsuz birliktelik döngüsüne yeniden adım atar. Ostara’nın en önemli sembolleri doğurganlığı ve Tanrıça’yı simgeleyen beyaz tavşan ile yumurtadır.)

  1. When the Sun has reached it’s height,

time for Oak and Holly to fight.

Güneş en tepeye ulaştığında,

Başlar Meşe ve Çobanpüskülü kavgaya.

(Litha, Yaz Gündönümünü işaret eder ve 21 Haziran dolaylarında kutlanır. Tanrıça hamiledir ve Anne arketipi ile temsil edilir, ancak bu tarihten itibaren kendini Yaşlı Bilge Kadın arketipine bürünmek üzere hazırlamaya başlayacaktır. Boynuzlu Tanrı ise, kendi içinde yer alan iki yönü ortaya çıkarır: Güneş’in yükselişini temsil eden Meşe Kral ve Güneş’in alçalışını temsil eden Çobanpüskülü Kral. Bu iki kralın, gece ile gündüzün bir kez daha eşit olduğu Litha gününde Yıl Çarkı’nda yer almak üzere kavgaya tutuştuğuna inanılır. Neticede yılın yarısına Meşe Kral, yarısına da Çobanpüskülü Kral hakim olur ve bir sonraki sabbat olan Lughnasad’da kendini kurban etmeyi kabul ederek Tanrıça’nın rahmine geri dönecek olan Meşe Kral’dır, çünkü artık Güneş alçalmaya, günler kısalmaya başlayacaktır. Litha zamanı dışarıda büyük ateşler yakılarak Yaz mevsimini bütün sıcaklığı ve bereketi ile kutlamak, her şeyin bir şekilde sona ereceğini, ancak bunun yeni başlangıçlara gebe olacağını hatırlamak bir gelenektir.)

  1. Harvesting comes to one and all,

when the Autumn Equinox does fall.

Gelmiştir herkes için hasat zamanı,

Ekinoks getirdiğinde Sonbaharı.

(Mabon Sonbahar Gündönümünü işaret eder ve 21 Eylül dolaylarında kutlanır. Hasat bayramlarından ikincisidir. Boynuzlu Tanrı’nın Meşe Kral yönü, Tanrıça’nın rahminde, yeraltında dinlenmektedir ve bu tarihten itibaren Tanrıça onun peşi sıra yeraltına inerek Yaşlı Bilge Kadın yani “Crone” arketipine bürünecektir. Mabon zamanı hasadın bereketi ve sahip olunan her şey için şükretmek, Tanrıça’yı ve Boynuzlu Tanrı’yı onurlandırmak ve hasat edilen ekinlerle bitkileri kışa hazırlık amacıyla stoklamak bir gelenektir. Günler bu tarihten itibaren daha da kısalacak, Yıl Çarkı’nın sonu yaklaşmaya başlayacaktır.)

  1. Heed the flower, bush, and tree

by the Lady blessed you’ll be.

Çiçeği, çalıyı ve ağacı önemse

Hanım seni kutsar böylelikle.

(Bu satır doğaya saygı duymak ve onu korumak için bir nasihat içermektedir. Evrene, doğaya iyi bakılmalıdır. Hanım’ın yani Tanrıça’nın sevgisini ve takdisini kazanmanın en önemli yollarından biri de budur.)

  1. Where the rippling waters go,

cast a stone, and truth you’ll know.

Suların dalgalar oluşturduğu yerde,

Bir taş at, ulaşırsın böylece gerçeğe.

(Atılan bir taşın suda oluşturduğu, dışa doğru giderek büyüyen dalgalar dikkatle gözlenmelidir. Nasıl ki taşın suya düştüğü yerden itibaren dalga halkaları oluşup büyüyorsa, yaptığımız en ufak hareket de taş misali dalgalar oluşturarak çevremizdeki her şeyi ve herkesi etkiler. Etrafımızda olup bitene anlam vermek için kendi hareketlerimize dikkat etmeliyiz, bu satırdaki nasihati anlamak için bir harekette bulunarak onun çevreye olan etkileri gözlemlenebilir.)

  1. When you have and hold a need,

harken not to others’ greed.

Sahibi veya ihtiyacında isen bir şeyin,

Hırsına kapılma başka şeylerin.

(Bu satır çıkarcı olmamayı öğütlemektedir. İhtiyaç duyulan bir şey olduğunda ve/veya ona sahip olunduğunda, başka şeylere karşı açgözlülük edilmemelidir. Elde olanın kıymetini bilmek önemlidir.)

  1. With a fool no season spend,

or be counted as his friend.

Geçirme vaktini budala olanla,

Arkadaşı olarak bile sayılma.

(“Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü bu satırda yer alan nasihatin bir diğer şeklidir denilebilir. Kişinin etrafındakiler, bir bakıma onun aynasıdır. Budala vb. kişilerle vakit geçirmesi, o kişinin de onlardan biri gibi görülmesine neden olabilir, ayrıca gelişimini ve ilerlemesini de olumsuz yönde etkiler.)

  1. Merry Meet and Merry Part

bright the cheeks and warm the heart.

Hoş buluşmalar ve hoş ayrılışlar

Yanakları aydınlatır, kalpleri ısıtırlar.

(Merry Meet ve Merry Part, Cadıların-Vikanların bir araya geldiklerinde ve ayrılırken söyledikleri kalıp selamlama sözcükleridir. Merr Meet, buluşulduğunda sevinilen kimseler içindir, Merry Part ise bu kişilerle vedalaşırken söylenebilecek bir sözdür. Sözün özü, sevilen dostlarla vakit geçirmek, onlarla geçen zaman sonlandığında dahi güzeldir. Zaten bu kalıp ifadenin aslı şöyledir: “Merry Meet and Merry Part and Merry Meet Again”, yani bir sonraki buluşmanın sözü verilerek vedalaşılır.)

  1. Mind the Three-fold Law you should

three times bad and three times good.

Üç-kat yasasını göz önünde bulundur—

 (İyiye) üç kere iyi, (kötüye) üç kere kötüdür.

(Üç-kat yasasına çok dikkat edilmelidir. İyi veya kötü yapılan her şey sahibine üç katıyla/üç kere geri döner.)

  1. When misfortune is enow,

wear the blue star upon your brow.

Aksilikler “Yeter!” dedirttiğinde,

Mavi yıldızı taşı kaşlarının üzerinde

(Başınız belâdayken, kaşlarınızın üzerinde, alnınızın ortasında mavi bir pentagram yıldızı taşıdığınızı imgeleyin. Pentagram sizi negatif etkilerden koruyacaktır.)

  1. Be true in love this you must do,

unless your love is false to you.

Sevgide dürüstlük göstermelisin,

Yalancı olmadığı sürece sevdiğin.

(Sevgide/aşkta dürüstlük ve sadakat gösterilmelidir, ancak karşınızdakinin aşkı/sevgisi bir yalan ise işler değişir. Salt gönül işlerinde değil, bütün ilişkilerde bu nasihat geçerliliğini muhafaza etmektedir.)

  1. These Eight words the Rede fulfill: 

“An Ye Harm None, Do What Ye Will”

Sekiz kelime sözü tamamlar, yatar Nasihatin özünde:

Hiçbir zarar vermediğin sürece, serbestsin dilediğin şeyi yapabilmekte.

(Bu satır bütün metnin özü, bütün kuralların bağlandığı temel kaidedir. Bir Cadı evrene olan sorumluluklarını yerine getirmek ve zanaatini layıkıyla yürütmek için bu cümleyi asla aklından çıkarmamalıdır. [Orjinaline sadık kalınması için çevirisinde de sekiz kelime yer almıştır.])

Green Witch Tarot: The Standing Stone / Justice

Kaynaklar ve Açıklamalar

* Nasihatlerin Türkçe çevirisi ve açıklamaları bana aittir.

* Görseller internetten alınmıştır.

* Metnin İngilizcesini tamamlarken, açıklamaları oluştururken faydalandığım kaynakları aşağıya listeliyorum. Hem Eski Yol zanaatini anlamak, kültürel bilgi kazanmak ve daha detaylı okumalar yapmak için faydalanabilirsiniz:

  • The Wiccan Rede, Mark Ventimiglia
  • The Order of Bards Ovates and Druids
  • Druidcraft: The Magic of Wicca & Druidry, Philip Carr-Gomm
  • The Path of Druidry: Walking The Ancient Green Way, Penny Billington
  • The Druidry Handbook: Spiritual Practice Rooted in the Living Earth, John Mihael Greer
  • A Druid’s Herbal of Sacred Tree Medicine, Ellen Evert Hopman
  • Celtic Magic, Kristoffer Hughes
  • Wicca and Witchcraft For Dummies, Diane Smith

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s